« Önceki |
işte geldim burdayımmmm.nihayet!!
internetsiz geçen dış dünyadan izole olduğum 1 aydan sonra geldim işte:)
anlatacağım öyle çok şey var ki...
dile kolay 1 ayy ve 1 aylık malzeme...
gene 1 aylık dedikodular,öğrenilenler,vazgeçilenler,hayal kırıklıkları,şoklar,sevinçler,hüzünler,dersler ve hastalıklar...
ohh be burda olmayı özlemişim...
hoşbuldummmm:))
buralarda karaoke bi bar yok,karaoke parti yapanda yok...
hoş olsa bile kaç kişi gider bilemem ya!!ama benim gidiceem kesin.
iş başa düştü.
hemen bi karaoke parti organizasyonu...
ve ilk solist ben:)
çünkü mikrofonu elime alıp bağıra bağıra The Weather Girls 'den İt's raining man söylemek istiyorum...
Steve Miller'dan serenade'ı söylemek istiyorum...
kendim için...
kimseyi takmadan!!!
ama bu organizasyon için karaoke parçaların altyapılarını nasıl bulabilrim hiç bilmiyoruuuummm:(((
insanların bu denli cüretkarlığına,kendini bilmezliklerine,münasebetsizliklerine...
anlam veremiyorum...
nasıl oluyoda bu kadar yüzsüz olabiliyolar...
bulundukları yere mi,cüzdanlarındaki paraya mı,isimlerinin(başındaki demiyorum) sonundaki sıfata mı??

Harry: "Dışarısı otuz derec sıcakken üşümeni seviyorum,bir sandviçi sipariş etmenin yarım saat sürmesini seviyorum,seninle birgün geçirince eve gelip giysilerimin sen gibi kokmasını seviyorum,hergece yatmadan önce son konuştuğum kişi olmanı seviyorum.ve burada olmamın sebebi bu gecenin yılbaşı olması yada yalnız olmam değil.Bugece buraya geldim çünkü hayatının geri kalanını biriyle geçirmek istediğini anladığın zaman, hayatının geri kalanı biran önce başlasın istiyorsun!!!!"
:)))
bu da benim cevabım: "Evet evet,eveeeett"
bi üşengeçlik,bi kıskançlıktır gidiyo...
bunların şimdi birbiriyle ne alakası var diyceksin
çok üşeniyorum herşeye,yazmak istediğim bi sürü şey olmasına rağmen yazmaya üşeniyorum,yazmaya,anlatmaya...
kıskanıyorum herkesi herşeyi,bende olmayıp başkalarında olan herşeyii kıskanıyorum...ben böyle diildim,hiçbişeye üşenmez aklıma geleni oan yapardım,kıskanma huyum yoktu,millette varsa var istesem benimde olur der geçerdim.aklıma gelmeyen fikir için,beceremediğim bi yazı için,renkli mumlar yapamadığım için,bazen anlamadığım bazen anlatamadığım için,geçkaldığım için,yüzümdeki sivilceyi sıktığım için,kırmızı ojeyi düzgün süremediğim için,...bunların hepsini düzgün yapan insanları gördükçe kızıyorum kendime!!!kıskanıyorum insanları...
ne yani 2007yi kıskanç ve üşengeç biri olarak mı geçiricem demek bu??
gerçi ona bakarsan 2007nin ilk saniyelerinde elimde ateş ölçücü alet ve üzerinde 39,6 yazarken girdik,ceylincim ateşler içinde yanarken yani..
nasıl bi palavradırki bu "yeni yıla nasıl girersen öyle geçermiş bütün yılın" yok artık!!!
külliyen yalan,yok böyle bişiy.
çok şükür ki ceylin iyileşti,ve diledimki bidaha üzmesin bizi böyle bidaha hiç hastalanmasın.
daha bismillah 2007 kendini göstermeye başladı,ki anlaşılıyoki eskilerin geriye döndüğü bi yıl olucak,eski iş,eski eş...
eski işyerimden teklifler,eski sevgiliden hala ilan-ı aşklar...
ama yok , adı üstünde yeni yıl,eskileri tekrar yaşıycaksak ne anlamı var dimi ama??ozaman hiç boşu boşuna 25 olmayalım valla,zaten yaş bunalımları ufak ufak uğramaya başladı banada,
hem
yeni yılı yeni bir yıl yapmak benim elimde diilmi ki canım,:)
bide çok özler oldum,eskiyi eskide kalan herşeyi...
arkadaşlarımı,zamanları,...,o bildiğim gereksiz bilgileri bile...
aaaaayyyyyy çıldırıcam şimdi ondan ona atladım gene....
insanın kafasında milyonlarca şey olunca böyle oluyomuş demekki.
lafi uzatmadan ....velhasıl yeni yıl yeni yıl olsun herşey için!!
2007 neler doldurdu bohçasına acaba benim için???
iyi bi iş...
iyi bi eş..:)
şans,sürprizler,..
kutlamalar,tebrikler,kahkahalar,...
vs,vs,...
bisürü şey diliyorum 2007den,herşeyden önce 2006 yı aratmamasını...
hadi bakalım gelsin,bildiği gibi gelsin 2007 !!!
sibirya soğukları,hastalıklar,hastabakıcı durumları,yemekler,törenler derken baya birikti yazmak istediklerim.
saolsun soğuklar önce beni sonra annemi sonrada babamı gribe nezleye bağladı.tam iyileştim hasta hallerinden kurtuldum derken hastabakıcı durumları aldı beni.bu durumdan şikayetçi olduğum için diil tabiki,anneme babama herzaman bakarım ama insanın sevdiklerinin hasta olması kendi hastalığından daha beter ediyo :(
sonrada Rotary ve Rotaract kulüplerinin ortaklaşa düzenlediğimiz Muğlalı yönetmen Yüksel Aksu'ya meslek ödülü verilecek ödül töreniyle uğraştık günlerce...
bütün Dondurmam Gaymak oyuncuları törendeydi,Muğlalı olarak en azından bukadarını yapmak onlara olan vefa borcumuzu biraz olsun kapatır belki...
oscar ödüllerinde ülkemizin adı bile pek duyulamazken Muğla'nın ismini duyurmaları gerçekten gurur verici.belki emek,belki şans..ama nolursa olsun güzel bi sonuç bana göre.
nihayet dikilen ve Öner'in kendi ceketinden söküp gönderdiği rotary international düğmeleriyle,tüm başarı rozetleriyle başkanlık ceketimi giyip katıldım geceye.vali,belediye başkanı,...bütün protokol gecedeydi.
baya bi yoruldum aslında hazırlıklar esnasında ama gecenin görkemi ve alınan tebrikler unutturdu tüm yorgunluğu.
e bide 3 gündür ateşler içinde yanan ceylinimin yanında olduğumdan yazamadım kaç zamandır.şimdi bile yorgunum çok.uykusuzluk başağrısı...
ayrıntılar sonra:)
şimdilik iyi uykular bana,bi ağrı kesici,üzerine bi papatya çayı,sonrada mis gibi uykuu:)
çok sevdiğiniz bi arkadaşınızsa ve çok iyi anlaşıyosanız...
o işveren, sizde iş arayansanız...
size ısrarla iş teklifi ediyosa...
"maaş bordrona rakamı kendin yaz" bile diyosa...
"yeterki gel bizimle çalış" diyosa...
hiç düşünmeden kabulmü edersiniz yoksa "arkadaşımın yanında çalışamam,işle arkadaşlık karışır" deyip red mi edersiniz???
yada açıkça şöyle diyelim,arkadaşınızın patronunuz olması ,maaşınızı arkadaşınızdan alıcak olmanız,işteki herhangi bi yanlışlık arkadaşlığımızı bitirirse diye korkmanız,bu konuyu dahada irdelemenıze sebep olurmu??